Menü
 

Duyurular ve Haberler
BUSİAD 30.YIL
Çalışmanın içeriğinin zengin olabilmesi ve Türkiye genelinde bir ilki başararak örnek teşkil etmesi açısından çalışmaya siz BUSİAD üyelerinin maksimum katılımı önem taşımaktadır.
 
 EKONOMİK KRİZDE GIDA SEKTÖRÜ
Gıda sektörü olarak, diğer sektörlere oranla şanslı olmamıza rağmen, krizin etkileri bize de yansımıştır. Türkiye birkaç senedir çok hızlı büyümeye alışkın hale gelmiştir. Bir sene bile eksi büyüme olduğunda, bu durum şirketleri temelden sarsabilmektedir.
EKONOMİK KRİZDE GIDA SEKTÖRÜ
Gıda sektörü olarak, diğer sektörlere oranla şanslı olmamıza rağmen, krizin etkileri bize de yansımıştır. Türkiye birkaç senedir çok hızlı büyümeye alışkın hale gelmiştir. Bir sene bile eksi büyüme olduğunda, bu durum şirketleri temelden sarsabilmektedir.
 
Seçkin ONUR EKONOMETRİ Yazısı

ONUR Seçkin / SEÇKİN ONUR (EKOHABER / 12.12.2003 / 66)

ÖRNEK GİRİŞİMCİLERİMİZ

İlköğrenimini Altıparmak da tamamladıktan sonra, Ortaokulu Osmangazi de ve nihayet Liseyi de, Bursa’nın seçkin okullarından Erkek Lisesinde 1958 yılında okuyan Sayın ONUR, Nebahat hanımla olan mutlu beraberliğinden, Leman, Aytuğ ve Gökhan isimli üç hayırlı evlat sahibi olmuştur.U.Ü.Mühendislik Fakültesinden Makine Mühendisi olarak mezun olan abla Leman hanım evlenerek Zenginkinet soyadını almıştır. Oğlum Kıvanç’ın İnal’dan yakın arkadaşı olan Aytuğ ONUR ise, Ortadoğu Teknik Üniversitesi Elektirik ve Elektironik Bölümünü, takibende, Koç Üniversitesinde İşletme Masterı bitirmiştir. Gökhan Onur ise, İ.T.Ü.İşletme Mühendisliği Mezunudur.
 
Her zaman ifade ettiğimiz gibi; güzel ülkemizin üretken insanlara hararetle ihtiyacı vardır…
Gösterişten uzak, sade ve rahat ofisinde çok sayıda müşterek dostlarımızdan da söz ederek, söyleşimize başladık…
Şimdi gelelim, Sayın ONUR’un  kendi ifadesi ile kendisini anlatmasına:

11 YAŞINDA BAKKAL ÇIRAĞI  OLARAK İŞE BAŞLADIM…
Bizler Cumhuriyet Dönemine ait olmak üzere Selanik göçmenleriyiz. Dedem Selanikte çiftlik ve Bakkal dükkanı işletiyormuş. Rahmetli Babam Cemal Onur Türkiye’ye, Bursa’ya dönünce, 1949 yılında Muradiye de kendi adına, bildiği bir iş olan Bakkallığa başlar. Ben de 11 yaşımda, babamın yanında bakkal çıraklığına başladım. Sonuç olarak, Bizler Bakkaloğlu Bakkalız…

FIRIN KADAR EKMEK SATABİLEN UCUZLUK BAKKALİYESİ…
Bakkal çırağı olarak dikkatimi çeken en önemli husus babamın hep yeniliklere imza atması idi. Hemen yan tarafımızda bulunan ve bize göre her an sıcak ekmek satan fırına rağmen, bizde fırın kadar ekmek satıyorduk. HER
EKMEK ALAN ÇOCUĞA, BİR AKİDE ŞEKERİ VERİYORDUK. Tabii, fırın böyle bir şey yapmıyordu, bu yüzdende çocuklar bizi tercih ediyordu. İş bilenin, kılıç da kullananındı…

BABAM HALİNE ÇOK ŞÜKREDERDİ…
Çocukluğumu yaşamadan, gönüllü olarak çıraklık yaptığım dükkanımızda babamın bir durumu çok dikkatimi çekerdi. Dini bütün biri olan rahmetli babam hep şükrederdi. Onun bir kez olsun, “İşler yok” dediğini hiç duymadım. Kendimizden daha aşağıda bulunanları da baz alarak, daima haline çok şükrederdi. Bakkaloğlu Bakkal olmamız nedeniyle, ablam, ben ve kardeşimde hep aynı bakkal dükkanında çalıştık, zira orası bizim için ikinci bir okuldu.

BİTMEK BİLMEYEN BORÇ…
2.500 TL sermaye ile başladığımız bakkallıktan 10.000 TL para biriktirmiştik. Yıl 1956-57 idi. 10 bin TL yatırana 40 bin TL kredi veren bir banka vardı. Paramızı yatırarak, bu krediden yararlanmak suretiyle, mevcut evimizi restore etmiştik.Derken, borçlarımızı ödemeye başladık, Aman Allah’ım, bitmek tükenmek bilmeyen bir borçla karşılaşmıştık.Ödüyoruz, ödüyoruz, borç aynı. Rahmetli babam “Bak oğlum, sen sen ol, sakın bankadan borç para alma, vaziyeti görüyorsun” dedi. Sonunda da bir yolunu bulup borçlarımızı sıfırlamıştık. O gün bugündür, hep kendi öz kaynaklarımızla yatırım yapmayı kural haline getirdik. Halen de öyleyiz.

1961-1962 YILLARINDA ÖĞRETMENLİK YAPTIM…
O yıllarda, Liseyi bitirenlere askerlik yaparken öğretmenlik yapma hakkı tanınmıştı. Ben de bu bağlamda, Antakya da Öğretmen olarak askerliğimi ifa ettim. 16 ay öğretmenlik, 3 ayda eğitim görmüştük. Askerlik bittikten sonra, askerlikte edindiğim tecrübelerden sonra kendi işimize dönmüştüm.
1965 DE EVLENDİM, RAHMETLİ BABAM DÜKKANI BANA DEVRETTİ,

ALLAH DA YÜRÜ YA KULUM DEMİŞTİ…
 1965 yılından itibaren işlerimiz büyümeye başlamıştı,ü
 1956 yılındaü edindiğimiz evimizin dışında, ne kazandıysak hep işimize yatırdık,
 Dükkanımızda normal bakkala göre yok yoktu, bakınız nelerü satıyorduk, neler…
-Loğusa şerbet boyası,
-Plastik Yağlıboya,
-Alçı, Çivi,
-Tavuk ve kuş yemi,
-Her tür lastik, kadın çorabı,
-Dikiş ipliği, kolonyağ,
-Oje, aseton,
-Tuhafiye, Fermuar,
-Yapı-Market….
Bütün bunlara rağmen, bir de YOKLAR-ARANANLAR DEFTERİ TUTARDIK, ona göre çeşitlerimizi devamlı takviye ederdik.
 AT ARABASI İLE, Cumhuriyet Caddesinden Muradiye’yeü Bakkaliye malzemesi naklederdik. Rampalarda, arabanın arka tekerleklerine,kaymayı engellemek için taş koyardık.

1970 Lİ YILLARDA TOPTANCILIĞA BAŞLAMIŞTIK…
Bilindiği gibi, bakkaliye toptancılığı yapanların hepsi Cumhuriyet Caddesinde bulunmaktaydı. Biz ise, Bursa da ilk kez, Muradiye de Toptancılığa başladık. Herkes bize güldü. Ama, biz işimize devam ettik. İlk işimiz toz ve kesme şeker idi. O tarihlerde şekere sık sık zam geliyordu. İşin garip tarafı, parayı önceden yatırmamıza rağmen, teslim aldığımız tarihteki zamlı fiyattan mal alıyorduk. Öylesine ki, 8 kamyon parası yatırmamıza rağmen, teslim aldığımız tarihte, zamlardan dolayı, ancak 4 kamyon şeker alabiliyorduk. Bir dostum beni uyardı; “Sadece şeker satma, çeşitleri artırma yoluna git ki, ortalama da karlı hale gelirsin” dedi.

İLK KEZ ARAÇLARLA SICAK SATIŞA GEÇTİK…

Sektörümüzde, bakkallara sıcak satış işine geçtik. Ancak,  tüm iyi niyetimize ve iyi insanlarla çalışmamıza rağmen, sermayemizin küçülmekte olduğunu fark ettik. Bunun üzerine, bir yenilik getirme kararı aldık. Araç ile dolaşan, elamanlarımız, sipariş toplamaya başladı. Bu yeni uygulama, işleri kontrol altına aldı, toplanan siparişler, düzenli, zayiatsız teslim edilerek, işlerimize bir düzen ve başarı geldi.

İŞLERİMİZ GELİŞTİKÇE GELİŞİYORDU…

Muradiye’deki merkezimize bağlı olarak, 6-7 depomuz daha mevcuttu. Hatta Balıklıda bile depomuz vardı. Çok dikkatli bir şekilde, toptan dağıtım işimizi yürütüyorduk.

1992 YILINDA BİR YANGIN TEHLİKESİ ATLATTIK…

Maalesef, yangın gibi bir felaketi de yaşamış olduk. Elbette, yangın bize zarar vermişti, ama, en büyük zararı itfaiyenin sıktığı sular vermişti. Adeta bir sel felaketine uğramıştık. Mallarımız sularda yüzüyordu.

CUMA GÜNÜ YANGIN ÇIKTI, ANCAK CUMARTESİ GÜNÜ İSE İŞBAŞINDAYDIK…

Yangın felaketini takiben, derhal Yalova Yoluna taşındık. Bu yerimiz de tam 5 yıl kaldık. Yangına rağmen, işimize ertesi günden itibaren devam ettik. İş yaptığımız firmalar bize geçmiş olsun dilekleriyle “Borçlarınızı erteleyelim, ne kadar maddi destek isterseniz sağlayalım” dediler. Biz de “Hayır, teşekkür ederiz” dedik ve adeta hiçbir şey olmamış gibi, yolumuza devam ettik. Sonuçta da, Allah’a şükür başarılı da olduk. Öylesine tedbirli idik ki, bize yapılacak yardımları teşekkürle karşılamamıza rağmen, kışın ortasında, bir tedbir olmak üzere, kiralık olan yazlığımızı bile boşaltmıştık…

1997 YILINDA ŞUAN İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ BU BİNAYA TAŞINDIK…
Bu binamızın inşaatına geçmeden evvel, İstanbul, İzmir, Antalya, Çanakkale de çok sayıda depoları dolaşıp, notlar aldık. Sonunda bir senteze vararak, Çelik Raflı, Forklifli, Hijyenik  herkesin sonradan örnek aldığı bir depo inşa ettik.

1997 YILINDA AMERİKALI FİRMA YETKİLİSİNE DEPOMUZLA İLGİLİ BİLGİ VERİNCE…
Amerikalı, bizlerin açıklamasını büyük bir hayranlıkla ve dikkatle dinledikten sonra, çok memnun oldu. Aynı anda da, bizi bayilikten, distribütörlüğe yükseltti. Zira, bizim uyguladıklarımızı uygulayan bir başka firma yoktu.

1992 YILINDAN İTİBAREN KURUMLAR VERGİSİNDE HEP İLERLEME KAYDETTİK..
Çok şükür işlerimiz tutmuştu. 1992 yılından itibaren vergideki artışımız kalıcı hale geldi, 2001 yılında, Kurumlar Vergisinde 22. sıradayken, 2002 de 14. sıraya geldik.

UNUTAMADIĞIM İKİ KÜÇÜK ANI...
Bir gün Reno arabamla bir semtten geçerken, ani bir kararla bir bakala uğrama kararı aldım. Arabamın arkasında bir miktar şeker olduğunu bildiğim için, şekere ihtiyacı olup olmadığını sordum. Bu arada şekeri 235 TL den aldığınıda öğrenmiş oldum. Ben bakkala şeker için 232.5 TL istedim. Adam bir şaşırdı, tamam getir bakalım dedi ama, çok tedirgindi. Bunun üzerine benim verdiğim şekeri sıkı bir kontrolden geçirmiş, ama bir aksilikle karşılaşmamıştı.
Yine bir gün, Yeniceabattaki bahçemizde çalışıyorum. Tabiat aşığı bir insan olmam nedeniyle, sık sık bahçede çalışmaktan büyük keyf alırdım. Halen bahçe ve bağ için aynı zevki duyarım. Evet, Yeniceabat'taki bahçemizde istekli bir şekilde çalışmamı sürdürüken, hemen yan tarafta bulunan komşu bana doğru yaklaştı ve "Ne kadar iyi çalışıyorsun, seni  bahçenin sahibine övmek isterim" dedi. Bende kendisine teşekkür etmiştim.


SON ZAMANLARDAKİ ATILIMLARIMIZ…
Dede, Baba, Evlat hep yenilikçi olduk,ü
İlkü kez Barkot uygulamasına başladık, ilk giren ilk çıkar…
Kapital Dergisininü belirlediği ilk 500 firma arasında 348. olduk,
BTSO nun anketine göre Gıdaü sektöründe ilk üçü arasındayız,
Çalışanlarımızın sayısı 300ü civarındadır,
150 araçlık bir filoya sahibiz,ü
25 m2 den 25.000 m2ü kapalı alana  ulaştık,
İhracat amaçlı Dış Ticaret Departmanıü kurduk,
İstanbul, Almanya, Bulgaristan Fuarlarına katıldık,ü
Ocak 2004ü de Dubai Fuarına katılacağız,
BAŞARININ SIRRI; İYİ BİRü ORGANİZASYON:
Seçkin ONUR: Yönetim Kurulu Başkanı,
Leman ZENGİNKİNET: Tüm satın alma, Lojistik, Müşteri Hizmetleri,
Aytuğ ONUR: Yeni Projeler, Finansman, Muhasebe, Bilgi İşlem, İnsan Kaynakları,
Gökhan ONUR: Tüm Satış Departmanı Sevk ve İdaresi.

GÖRÜŞ, DÜŞÜNCE VE TESPİTLERİM…
 İşiniz, gücünüz ne olursa olsun, evlatlarınıza yapılacak eğitim yatırımıü son derece önemli olup, sonuç size yansıyacaktır.
 Bir aile çocukları içinü yaşar ve yaşamalıdır da. Yetişmiş Evlatlarınızla çıkacağınız yolda sizi kimse tutamaz,
 Yeniliklere açık olmak, çağa uymak, güncel olmak, olmazsa olmazlarü arasında olmalıdır,
 Evlatların küçük yaşlardan itibaren, iş hayatınıü teneffüs etmesi inanılmaz derece de önemlidir, bu faaliyetlerin 20 li yaşlardan evvel gerçekleşmesinde fayda vardır,
 Müşteri veli nimettir, sözünü hiçü unutmamalı ve hayata geçirmelidir, onu kandırmak değil, ona hizmet etmek baz alınmalıdır,
 Unutmayınız, firmalar, müşterileriyle büyür,ü
 Çok klasikü bir ifade olmasına rağmen ifade etmekte yarar var, dürüstlük sizin değişmez prensibiniz olsun,
 Alışveriş yaptığınız kimseler veya firmalar, sizinü dürüstlüğünüze inanırsa, faturanız başta olmak üzere, sizin her şeyinize anında onay verirler,
 Sondaj yolu ile de olsa, müşterilerinizi mutlaka ziyaretü ediniz,
 Müşterileriniz ile, asla ihtilafa girmeyin, hani “Müşteriler Veliü Nimetti”,
 Motivasyon açısından, ekibin ile yemek yemekü gereklidir,
 Unutmayınız, ekibinizle bir yere varabilirsiniz,ü
 Gurur,ü kibir, hiçbir işadamı ve sanayiciye yakışmaz,
 Şükretmek, sonuçta da iyimserü olmak, harikalar yaratır,
 Karamsarlığın, işler bozuk demenin hiçbir yararıü olmaz, aksine işinize her an dörtelle sarılmalısınız,
 Teknoloji veü otomasyonu   yakın takibe alınız,
 Kazandıklarınızı hep işinize yatırmaktaü fayda var,
 Çalışanlarınız, sizin iş ortağınızdır,ü
 Personel eğitimineü önem veriniz,
 Çalışanlarınızın motivasyonu için, aktiviteler yapmayıü unutmayınız, örneğin onların çoluk çocuklarıyla yılda bir kez piknikte toplanmaları gibi,
 Müşterinizin gönlünü almayı bilin,ü

İyi haftalar dileklerimle,
Saygılar sunarım.

Yakup ALTINÖZ
Bursa 07.12.2003





 

Tüm hakları Saklıdır..
Design & Code: medyaX